Ana içeriğe atla

Futbol Sevgi ve Kardeşliktir!


İki sarı lacivert takımın mücadelesinde barış ve dostluk kazandı!

Bir tarafta Fenerbahçe ve Lefter aşkıyla forma rengini bile değiştirebilen AEL Limassol başkanı ve Türk oyuncusu Sevim Ebeoğlu, diğer tarafta Fenerbahçe'nin bu ülkeye gönül vermiş Rum kökenli futbolcusu Lefter Küçükandonyadis.

Politikanın nefret kılıcıyla birbirinden ayırdığı iki ulusun yaralı gönülleri, futbol aşkıyla yeniden bir araya geldi, merhemlendi.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Saint Nicholas and Demre by Aziz Deniz

Demre lies at the foothills of the Taurus Mountains, along the Mediterranean coast. To the north, it is surrounded by mountains, while to the south, it opens to the crystal-clear, blue waters of the Mediterranean. Just outside the city, there are vast plains adorned with orange and pomegranate orchards. Olive trees, citrus groves, bay laurels, carob trees, and pines hold a significant place in Demre’s natural beauty. In spring, every gust of wind carries the scent of lemon blossoms. This lush vegetation stretches from the mountain slopes down to the coast, painting the landscape with endless shades of green and vibrant blossoms.  To the north of Demre, the Taurus Mountains rise majestically. These mountains are characterized by forest-covered slopes and deep valleys, forming a natural boundary separating the region from the interior. The limestone structure of the mountains hosts numerous caves and ravines. Demre is also notable for its wetlands along the Mediterranean coast. Sm...

TARİHTEKİ İLK DUBAİ ÇİKOLATASINI YİYEN BABİL KRALİÇESİ AMYTİS'İN HİKAYESİ

  Babil’in masmavi göğü altında, Fırat Nehri’nin nazlı suları ve taş duvarlarla örülü ihtişamlı bir şehir uzanıyordu. Bu şehrin en büyük hazinesi, efsanevi Babil Asma Bahçeleri’ydi. Bu yeşil cennet, yeryüzünün ortasında göklere ulaşan bir ütopya gibiydi. Bahçelerin hikâyesi, güçlü kral Nebukadnezar ve onun derin bir aşkla bağlı olduğu Kraliçe Amytis arasında geçen büyüleyici bir aşk masalına dayanıyordu. Kraliçe Amytis, Medlerin topraklarından Babil’e geldiğinde, içini hasret kaplamıştı. Onun doğduğu topraklar, yemyeşil dağları, serin esintileri ve türlü türlü çiçekleriyle cennetten bir köşeyi andırırdı. Oysa Babil, kavurucu çöl rüzgarlarıyla ve sarı, kuru topraklarla çevriliydi. Her ne kadar kralın sevgisi onu Babil’e bağlasa da, Amytis kalbinde hep dağlarının özlemini taşırdı. Nebukadnezar, Amytis’in gözlerinde gördüğü o ince hüzün çizgilerini fark etmekte gecikmedi. Sevdiği kadını mutlu etmek için elinden geleni yapmaya kararlıydı. Bir plan yaptı: Kraliçe Amytis’in özlemini dind...

Kırlangıç Mevsiminden Gelincik Zamanına: Mardin’de Bir Hafta Sonu

   Uçağınız Mardin Prof. Dr. Aziz Sancar Havalimanı’na indiğinde ilk hissedeceğiniz şey, taze ot ve baharın yeni açan, binbir çeşit çiçeğinin kokusunu taşıyan rüzgardır. Mardin ovasından gelen rüzgar, bu mevsimde yüzü okşar gibi dokunur. Şehir, ovanın üzerinde heybetle yükselir. Sarı taşlar güneşte parıldar, evler birbirinin üzerine yaslanmış, yüzyıllardır birbirinin derdini yüklenmiş gibi ağır. İnsan bu ilk görüntüde bir adım geri atar, derin bir nefes alır. Mardin, kendini anlatmak için acele etmez. Sizi bekler, sizi izler, sonra yavaşça içine alır.   Sabah erkenden sokağa çıkıldığında şehir henüz tam olarak uyanmamıştır. Fırıncı Ali Usta’dan mis gibi kokan, yeni çıkmış, sıcacık ekmeklerden iki tane alınır. Sıcaklığını hissederek burnunuza yaklaştırılır ve derin derin içinize çekilir. Buğdayı yetiştirip öğüten ve ondan ilk ekmeğini yapan ilk insanların yaşadığı hazzı alacağınıza eminim. Bizim zamanın Yoğurtçu Sofi Ekrem’inden yarım kilo koyun yoğurdu, üç baş peynir alır...